Takviye şart!

Takviye şart!

Gazeteci Yunus ÖZLER'in köşe yazısı...

Lige ‘şampiyonluk parolasıyla’ başlayan Isparta Davrazspor futbol takımımız oynadığı ilk 3 maç sonunda ortaya çıkan şu ki, takıma acilen defansa, orta sahaya ve forvete birer takviye şart.
 
Vali Şehmus Günaydın’ın Isparta’ya atanmasıyla Isparta’da 8 yıldır rafa kaldırılan futbol sevgisi yeniden yeşertildi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve Ak Parti Isparta Milletvekili Süreyya Sadi Bilgiç’in de destekleriyle bu konuda gerçekten önemli bir mesafe kat edildi. İşadamlarıyla birlikte çok büyük emekler verildi.
Ancak, yazıma başlarken şu konuyu özellikle belirtmek istiyorum. Geçmişte olduğu gibi bugün de ne zaman takım iyi gitse ortalığı karıştıranlar çıkar. Bu defa bu olmamalı ve herkes birlik ve beraberlik içinde hareket etmelidir. Çünkü, kahve köşelerinde yapılan dedikodular ve olumsuz söylemler bu takıma zarardan başka bir şey vermeyecektir.
Tabi, takıma zarar vermeyelim diye gerçekleri de yazmamak olmaz. Kaldı ki, kötü giden bir şeye ‘Ooo çok iyi gidiyorsun, tebrikler, bravo’ demek de hem yalakalık olacaktır hem de karşıdaki kişinin de gerçek durumunu görememesine neden olacaktır. İyi niyetle ve yapıcı olarak bunları ortaya koymak durumundayız.
Takım geç oluşturuldu, çalışma imkanı bulamadı daha 40 günlük bir takım. Evet, bunların hepsine eyvallah. Ancak, bu ligde maçları kazanamama anlamına gemez. Biz bu söylemlerle uğraşırken adamlar aldı başını gidiyor. Serik Belediyespor gelene 5 çekiyor, gidene 5 çekiyor. Şehrimizin takımı Isparta Davrazspor, lige Sandıklıspor beraberliği ile başladı. Oysa, kendi saha ve seyirci avantajımızı kullanarak bu maçı mutlak surette kazanmamız gerekiyordu. Hadi neyse ilk maçta ‘olur böyle kazalar’ dedik. Ligin ikinci maçında ekibimiz, üniversite öğrencisi gençlerden oluşan Kütahya Dumlupınar Üniversitespor maçında 3 – 0 öne geçmesine rağmen ipin ucunu salıverince son dakikalarda 2 gol birden yedi ve maçı tehlikeye soktu. Neyse ki, bu maç fuzuli yenilen 2 gole rağmen 3 puanla kapatıldı.
Ligin üçüncü maçına geldiğimizde takımımız; kendi saha ve seyircisi önünde yani arkasına sadece 5 bin taraftarını değil Valisinden Belediye Başkanına hatta Tanju Çolak’a kadar tüm kesimleri almışken sahadan yine beraberlikle ayrıldı ve altın değerinde 2 puan daha kaybetti. Peki, bu kayıplar böyle sürüp gidecek mi?
Dün, e – mailime hem Isparta Davrazspor Kulübü Başkanı sayın Bülent Sarıgül’ün hem Isparta Gazeteciler Cemiyeti Başkanı sayın Şevket Karahan’ın Isparta Davrazspor ile ilgili basın açıklamaları geldi. Her ikisi de ‘Isparta Davrazspor için birlik ve beraberlik içinde olmamız gerektiğini’ ifade ediyorlardı. Bu söylemlerin her harfinin altına imzamı atarım. Evet, birlik ve beraberlik içinde olmalıyız, eyvallah.
Ancak; Takımımız Sandıklıspor maçında olduğu gibi Kütahya Tavşanlı Linyitspor maçında da 2 puan bıraktı. Kendi sahamızda oynamamıza rağmen 4 puanlık bu kayıp hayra alamet değil.
Birincisi; Takım rakip takıma karşı bariz bir üstünlük kuramıyor. Maç boyunca onu bunaltacak ataklar yapamıyor. Yaptığı ataklar da rakip takımın ceza sahası içinde eriyip gidiyor. Takımda son vuruşu yapacak bir golcü futbolcu yok. Takıma mutlaka etkili bir forvet alınmalı. Takım gol atmakta son derece zorlanıyor. Taraftarını arkasına almasına rağmen 90 dakika boyunca ancak bir gol bulabiliyor. Golü atıp yemese neyse, arkasında kalesinde golü görüyor. Dolayısıyla defansta da bir sıkıntı var. Kaldı ki, Tavşanlı maçında yenilen gol adeta ‘ben geliyorum’ dedi. Ceza sahası dışındaki bir futbolcu yapılan ortayı iyi takip edip topu Isparta ağlarına gönderirken, oradaki 3 defans oyuncusu topu uzaklaştırmak yerine sadece seyrediyordu. Orta sahaya gelince. Rakip takımlar bizim takımın orta sahasını çok kolay geçiyor. Onları durduracak etkili bir orta saha oyuncusu da alınmalı takıma.
Maç boyunca rakibi ile karşılıklı olarak vasat bir oyun ortaya koyan takımımız uzatma dakikalarında özlenen ve kendisinden beklenen futbolu ortaya koydu. Keşke Isparta Davrazspor, hep Linyitspor maçının son 3 dakikasında oynadığı gibi oynasa. Oyunu rakibin sahasına yıkan, sağlı sollu ataklarla rakibini bunaltan ve ceza sahasına hapseden bir takım. İşte bir futbol takımı böyle olmalı.
İlk üç haftada kendi sahamızda kaybettiğimiz 4 puan olmasaydı şimdi 9 puanla liderdik. Ancak, sadece 5 puan toplayarak üçüncü haftayı 6. Sırada tamamlayabildik. Etkili oyun oynayamazsak, beraberliklere abone olursak şampiyon olmamız mümkün görünmüyor. Ancak, şuanda olduğu gibi ligi orta sıralarda bitiririz. Daha da kötüsü, sezon başından bu yana yazdığım gibi Ispartalı sporseverler skora göre maça gelirler. Takım kaybetmeye başladığı zaman tribünlerdeki izleyici sayısı 5 binlerden 500’lere kadar düşer. Bunu 20 yıllık spor gazeteciliği deneyimimle ifade etmek istiyorum.
Neticede; bu hafta sonunu takımımız maç yapmadan (BAY) geçecek. Daha sonraki hafta yani beşinci hafta ise son derece önemli bir deplasmana Serik Belediyespor deplasmanına gidecek. Bence bu maç bırakın 3 puanı 9 puanlık bir maç. Zira, önüne gelene 5 atan bu takıma mağlup olmazsak ve hatta oradan galibiyetle dönebilirsek işte o zaman Isparta Davrazspor’u kimse tutamayacaktır.
Saygılarımla… 

Anahtar Kelimeler: