Tarımın yükü kadının omzunda

Tarımın yükü kadının omzunda

Tarımın yükü kadının omzunda

Nisan-Mayıs aylarından itibaren bağ bahçe çapası ile tarlalara giren kadınlar, gül, kiraz, elma toplama işlerinin en büyük işgücü. 15 Ekim’de Dünya Kadın Çiftçiler Günü nedeniyle bir açıklama yapan Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, tarımın temelinde kadınların olduğunu söyleyerek, “evinden, çocuklarının bakımından, ev işlerine kadar birçok sorumluluğu yerine getiren kadınlar tarımın yükünü de çekiyor. Kadın çiftçimiz, günde 16-17 saat çalışarak, insan üstü bir gayretle üretime omuz veriyor” dedi. 
15 Ekim Dünya Kadın Çiftçiler Günü nedeniyle bir açıklama yapan Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk tarımda çalışanların yarıya yakınını kadınların oluşturduğunu belirterek, “evinden çocuklarının bakımından, ev işlerine kadar birçok sorumluluğu yerine getiren kadınlar tarımın yükünü de çekiyor.Kadın çiftçimiz, günde 16-17 saat çalışarak, insan üstü bir gayretle üretime omuz veriyor” dedi. 
Kadın çiftçilerin eğitiminin, tarımda modern tekniklerin uygulanmasını kolaylaştıracağını, verimliliği ve kaliteli üretimi artıracağını, ülke tarım ve ekonomisine en büyük katkıyı yapacağını bildiren Selçuk “Ülkemizde çocuklarımız ve gençlerimizden sonra eğitime en çok ihtiyacı olan kesim kadın çiftçilerimizdir” dedi.
 “KADIN ÇİFTÇİLERİN EĞİTİMİ, TARIMDA VERİMLİLİĞİ VE KALİTELİ ÜRETİMİ ARTIRACAK”
Kadınların tarımdaki ağırlığının gitgide artacağını, Türkiye’nin, tarımda verimliliği yakalamak istiyorsa, işe kadın çiftçilere eğitim vermekle başlaması gerektiğini belirten Selçuk, şunları kaydetti: “Kırsalda çalışma hayatında kadının yeri çok önemli. Tarımda kültürel işlemlerin iyi bir şekilde yapılması, hem bitkisel hem de hayvansal üretimde verimliliğin yakalanmasında en önemli unsurların başında kadınlar geliyor. Bundan dolayı, kadın çiftçilerin, geçmişten öğrendikleri geleneksel yöntemleri bırakmaları tarımsal üretime büyük katkı sağlayacaktır. Bunun en kestirme yolu kadın çiftçilerin eğitiminden geçer. Kadın çiftçilerin eğitimi, tarımda modern tekniklerin uygulanmasını kolaylaştıracak. Verimliliği ve kaliteli üretimi artıracak. Ülke tarım ve ekonomisine en büyük katkıyı yapacaktır.
TARIMDAKİ 2,2 MİLYON KADIN ÜCRETSİZ AİLE İŞÇİSİ
 Tarımdaki istihdamın en önemli sorununun kayıtdışılık olduğuna dikkati çeken Selçuk, şu bilgileri verdi: “Tarımda çalışan 5 milyon 757 bin kişinin yüzde 49,1’i olan 2 milyon 825 bini ücretsiz aile işçisi konumunda. Bu rakamın yüzde 76,5’i olan 2 milyon 161 bini kadınlardan oluşuyor. Tarımdaki kadınların yüzde 80,7’si ücretsiz aile işçisi konumunda. Tarımda, kadın işveren sayısı 2 binde, ücretli veya yevmiyeli kadın sayısı 248 binde, kendi hesabına çalışan kadın sayısı 268 binde kalıyor. Tarımda çalışan kadınların ezici bir çoğunluğu olan yüzde 94,3’ü primlerin yüksekliğinden dolayı kayıtdışı kalarak sosyal güvenlik kapsamına girmekten kaçınıyor. Kayıtdışılık oranı, tarımda, işveren kadınlarda yüzde 50 iken, ücretli veya yevmiyeli çalışan kadınlarda yüzde 86,3’ü, kendi hesabına çalışan kadınlarda yüzde 94’ü, ücretsiz aile işçisi olarak çalışan kadınlarda yüzde 95,3’ü buluyor.”
KADIN ÇİFTÇİLERE POZİTİF AYRIMCILIK TALEBİ 
 Tarımda, bu primlerle kayıtdışılığın önlenemeyeceğini belirten Selçuk, şunları kaydetti: “2016’da asgari ücret artışı ve prim gün sayısının 22’den 23’e çıkması, çiftçimizin SGK primini yüzde 35,2 yükseltmişti. Talebimiz üzerine 2017 yılında borcu olmayan çiftçilerimiz, 5 puanlık Hazine teşviği aldılar. 2017’de prim gün sayısı 24’e çıktı. Aylık prim miktarı 490 lira 59 kuruştan 419 lira 49 kuruşa indi. İndirimine rağmen, bu primlerle tarımda kayıt dışılık azalmaz. Bir evde hem erkek hem de kadın Tarım Bağkur’lu olsa, indirime rağmen her ay 838 lira 98 kuruş prim ödeyecek. Kıt kanaat geçinen bir çiftçi ailesi bu kadar primi nasıl öder? Üstelik bu indirimden sadece borcu olmayan çiftçilerin yararlandığı da unutulmamalıdır. Bu indirimden, borçlanma ve ihya kapsamındaki çiftçilerimiz de yararlanmalıdır.
Tarım Bağkur prim ödeme gün sayısı, 2008 yılında her ay için 15 gün olarak uygulanıyordu. Bu tarihten sonra her yıl bu süre 1 gün artırıldı. 2017 yılında gün sayısı 24’e çıktı. Gün sayısı, 2023 yılında diğer sigortalılarda olduğu gibi 30 güne yükselecek. Kırsalda gelir seviyesi ülke gelir ortalamasının yüzde 35’inde kalmaktadır. Ülkemizin en yoksul kesimi kırsalda yaşamaktadır. Bu şartlarda, çiftçimizin çok büyük çoğunluğunun, 30 gün üzerinde prim ödemesi imkansızdır.  Prim ödeme gün sayısı yeniden 2008’deki rakama, 15 güne indirilmelidir.
Tarım sektöründe çalışan kadınların sosyal güvenlik primlerinin yüzde 50’si, erkeklerin ise yüzde 25’i devlet tarafından karşılanmalıdır. Böyle bir uygulama, tarımda istihdam edilen kadınlarımızın sosyal güvenlik kapsamına girmesini kolaylaştıracaktır. Bu desteğin verilmesi durumunda, kadın çiftçilerimizin sağlık harcamaları eşleri yerine, kendi sigortalarınca karşılanacağından, desteğin büyük kısmı devlete geri dönecek, kayıt dışılık da önlenecektir.
Zor şartlarda çalışanlara kamuoyunda yıpranma payı olarak bilinen fiili hizmet tazminatı verilmektedir. Çalışma şartlarının zorluğu dikkate alınarak, çiftçilerimize çalıştıkları her yıl için 120 gün (3 yıla 1 yıl hesabıyla) yıpranma payı  ilave edilmelidir.
Sigortalı kadınlara 3 çocuğa kadar, her çocuk için 2 yıl borçlanma imkanı bulunmaktadır. Kadınlarda sigortalı olmadan önce gerçekleşen doğumla ilgili de hizmet borçlanması yapabilmesi mümkün kılınmalı, borçlanmadaki üç doğum sınırlaması kaldırılmalıdır. Yapılan desteklemelerde, projelerde ve kredilerde kadın çiftçilerimize pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır.”


Anahtar Kelimeler: