SDÜ'nün Somut Olmayan Kültürel Miras Projesi İlham Kaynağı Oluyor

SDÜ

SDÜ'nün Somut Olmayan Kültürel Miras Projesi İlham Kaynağı Oluyor

Hayatlarını Anadolu'da Sosyal Antropoloji'ye adayan, önemli kitaplar yayınlayan, Sümer Halı'nın son Genel Müdürü Fahrettin Kayıpmaz ile eşi Naciye Kayıpmaz, ''Türkiye'de keşfedilmeyi bekleyen muhteşem sivil mimari örnekler, insan hazineleri, değerler, anane, görenek ve el zanaatları var. SDÜ'nün Somut Olmayan Kültürel Miras Projesi bu bağlamda Anadolu'ya ilham verecek niteliktedir'' saptamasında bulundular.
 
-Anadolu'da eşsiz kültürler ve insan hazinelerinin kayıt altına alınması açısından çok değerli bir proje
Süleyman Demirel Üniversitesi  Güzel Sanatlar Fakültesi'nin Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 100/2000 (Öncelikli Alanlar) Somut Olmayan Kültürel Miras Doktora Bursu Seminerleri kapsamında önemli bir etkinliğe imza atıldı.
Sümer Halı'nın son Genel Müdürü Fahrettin Kayıpmaz ve aynı Teşkilât'ta uzun yıllar uzman ünvanı ile görev yapan Naciye Kayıpmaz, 21 Mart Perşembe günü saat 14:00'te SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü Performans Salonu'nda ''Sosyal Antropolojik Araştırmalarda Yöntem ve Kültür Değişimleri'' başlıklı bir seminer verdi. Anadolu için “keşfedilecek muhteşem coğrafya” tanımlamasında bulunan Fahrettin Kayıpmaz, SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi'nin yayınladığı 'Isparta'nın Somut Olmayan Kültürel Mirası' kitabının ve hâlihazırda devam eden çalışmaların çok kıymetli olduğunu ifade etti.
Sosyal Antropoloji'nin en önemli unsurunun 'kültürel değişim' olduğunu ifade eden Fahrettin Kayıpmaz, ''Sanayi 4.0'' olarak tanımlanan dijital devrim ve yapay zekânın hayatın her alanını derinden etkilediği gibi geleneksel değerleri ve sanat ağını da değiştirdiğini söyledi.
Tarihin en önemli kültürel değişimlerinden birinin 1096-1272 yılları arasında gerçekleşen 9 büyük Haçlı Seferi olduğunu belirten Kayıpmaz, ''buna ilk etapta 600 bin kişi katıldı. İslam ve Türk bilgeliği yağmalandı.
SDÜ'nün de Fahri Doktora Payesi verdiği merhum Prof. Dr. Fuat Sezgin hepinizin de bilgisi olduğu üzere hayatını buna adamıştı. Prof. Dr. Sezgin'in yazdığı kaynaklara göre Tıp, Fizik, Astronomi ve Felsefe alanında yaklaşık 200 eser Avrupa'ya götürüldü.
Türk asıllı Horasan doğumlu Câbir Bin Hayyân'ın (721-815) eserleri sayesinde Avrupa Rönesansı gelişti. Sicilya ve Endülüs'te tercüme edilen İslam bilginlerinin eserleri çoğu zaman kaynak dâhi gösterilmeden yeniden basıldı'' dedi. Kayıpmaz, Haçlı Seferleri sırasında sadece el yazması kitapların değil Türk halı ve kilimlerinin de yağmalandığını ifade etti.
 
''Bine yakın desen şu an Millî Saraylar'da muhafaza ediliyor''
Sümer Halı Isparta Fabrikası'nın arşivindeki bine yakın İslam öncesi Türkler başta olmak üzere Anadolu Selçuklu, Büyük Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu Dönemi'nden kalma halı ve kilim motiflerinin şu an Millî Saraylar'da muhafaza altında olduğu bilgisini veren Fahrettin Kayıpmaz, sözlerine şöyle devam etti:
''El zanaatlarında derin bir estetik vardır. Felsefi bir düşün altyapısına sahiptir. 1400'lü yıllardan itibaren Anadolu'dan el halısı ve kilimler Avrupa'ya gitmeye başlamıştır.''
Ancak Türkiye'nin hâlâ keşfedilecek muhteşem sivil mimari örnekleri, anane, görenek, yaşayan insan hazineleri bulunduğu saptamasını yapan Kayıpmaz SDÜ proje ekibine tavsiyelerde bulundu.
Türkiye'nin her ilinin, ilçesinin analitik yapısının ortaya çıkarılmasının çok faydalı olacağını belirten Kayıpmaz, bu bağlamda SDÜ'nün hayata geçirdiği bu projenin çok kıymetli olduğunu ve Anadolu'ya da ilham verecek muhteviyat taşıdığını bildirdi. Kayıpmaz SDÜ ekibinin çalıştığı coğrafyaların 'İskân Tarihi'ni de çıkarması önermesinde bulundu.
Sümer Halı Teşkilâtı'nda uzun yıllar uzman olarak görev yapan ve şimdi de hayatını Türkiye'nin kültürel mirasının kayıt altına alınmasına adayan Naciye Kayıpmaz ise saha çalışmalarında gözlem faktörünün değerine işaret etti.
Geniş açıdan her türlü kültürel miras tespitlerin totalde bir ''İfade'' içermesi gerektiğini kaydeden Kayıpmaz, bunun kitap, belgesel vb. araçlar ile yayın yapılmasını önerdi. Kayıpmaz, projelerin finali olarak da ''Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi nasıl olmalı?'' üzerine bilgi paylaşımında bulundu.
Seminer sonrası SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilge Hürmüzlü Kortholt, Fahrettin Kayıpmaz ve Naciye Kayıpmaz'a tablo hediye etti.