İnsanlık tarihinin En karanlık katliamı

İnsanlık tarihinin 
En karanlık 
katliamı

İnsanlık tarihinin En karanlık katliamı

Diyanet - Sen Isparta Şube Başkanı Osman Akçil, Srebrenitsa' katliamının 24. Yıldönümünde yaşanan vahşeti bir kez daha lanetleyerek; “Srebrenitsa insanlık tarihinin en karanlık katliamı olarak tarihe geçmiştir” dedi.
 
Büyük Diyanet - Sen ailesi olarak her zaman zalimin karşısında, mazlumun yanında olduklarını ve insanlık değerlerini sonuna kadar yaşatmaya devam edeceklerini ifade eden Diyanet - Sen Isparta Şube Başkanı Osman Akçil, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Sırp güçleri BM’nin gözleri önünde sistematik olarak yürüttükleri katliamlarda sadece Srebrenitsa’da beş gün içinde 8 bin 372 Boşnak’ı öldürdü, yüzlerce kadın ve küçük yaştaki kız çocuğu kirletildi. Bir gün içerisinde 20 binin üzerinde mülteci Srebrenitsa’dan zorla çıkarıldı. Büyük çaplı bir etnik temizliğe maruz kalan Bosna’nın doğu yakasında, tüm dünyanın gözleri önünde, Sırp kuvvetleri Boşnaklara karşı her türlü savaş suçunu işledi. İşlediği her savaş suçunda ikiyüzlü Batı’yı yanında bulan, 400 Hollandalı barış gücü askerinden örtülü ve açık destek alan Sırplar, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanan en büyük soykırım gerçekleştirdi.
 
Bölgede bugüne kadar 300’den fazla toplu mezar bulundu. Yüreklerdeki acılar tazeliğini korudu. Dünyanın güvenliğini sağlamakla görevli uluslararası kuruluşlar ise, o gün nasıl yetersiz kaldıysa, bugün de sınıfta kalarak ‘yeni katliamları engellemedeki başarısızlığını sürdürdü.
 
Kara bir bulut gibi tüm insanlığı gölgeleyen mezalimin üzerinden 21 yıl geçti. Avrupa’da Müslüman varlığından rahatsız olan Sırpların ve onlara destek olan bazı ülkelerin sistematik olarak gerçekleştirdiği bu soykırım tarihin kara sayfalarında çoktan yerini aldı. Geçen 21 yıl içerisinde insanlığın yüreğindeki bu yara tazeliğini korudu, yürekler yanık, boyunlar bükük kaldı, ama hala Srebrenitsa katliamı bazı ülkeler tarafından ‘soykırım’ olarak tanınmadı. Gerekli adımlar atılmadı, aksine katliamı meşrulaştırma yarışına girildi.
 
BM ise, 21 yıl önce, katliamın önlenmesine tepkisiz kaldığı gibi, bugün de İslam coğrafyalarındaki katliamlara karşı sessizliğini ve tepkisizliğini sürdürüyor. Bu haliyle BM, dünya vicdanını, mazlumların sesini temsil etmede yetkin olmadığını da gösteriyor. Srebrenitsa’da, Gazze’de, Arakan’da, Suriye’de, Irak'ta, Bangladeş'te, Doğu Türkistan’da, Myanmar’da mazlumların çığlıklarına, çaresizliğine derman olamayan BM, halklar nezdinde güvenilirliğini kaybetmeyi sürdürüyor.
 
Başkasını yok ederek var olacağını sanan barbarlar ve onlara destek olanlar, şunu bilmelidirler ki, büyük Diyanet - Sen ailesi olarak her zaman zalimin karşısında, mazlumun yanında olacağız ve insanlık değerlerini sonuna kadar yaşatmaya devam edeceğiz; unutturmaya çalıştığınızdan çok hatırlayacağız ve hatırlatacağız. Srebrenitsa, kalbimizin yarısıdır, insanlığın yarasıdır. Srebrenitsa şehitleri başta olmak üzere, Sırplar tarafından katledilen bütün Boşnaklara Allah’tan Rahmet, yakınlarına sabır diliyoruz.  İnsanlık Tarihinin En Karanlık Sayfalarından Biri Srebrenitsa Katliamıdır” dedi.
Başkan Akçil, söz konusu katliamın 24. Yıldönümünde, bugüne kadar gelinen süreci de şöyle açıkladı;
 
1-11 Temmuz 1995 günü yapılan bu katliam insanlık tarihinin en kara sayfalarından biridir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yapılan en büyük katliamdır.
 
2. Nisan 1992 - Bosna Hersek'te savaş başladı.
 
Yugoslavya'nın çöküşü üzerine 1992 yılında Sırpların Bosna'da başlattıkları soykırımla doğuya doğru hızla ilerledi ve nüfusunun yüzde 75'ini Müslümanların oluşturduğu 36 bin nüfuslu Srebrenitsa'yı ele geçirdi. Birkaç ay sonra Boşnaklar kasabayı geri aldı.
 
3. Ocak-Mart 1993 - Sırplar Boşnakların elindeki bölgelere karşı saldırıya geçti
Srebrenitsa ve Zepa, Sırpların elindeki bölgenin oldukça içlerinde, düşman birlikler tarafından kuşatılmış bölgeler haline geldi. çevre bölgelerden kaçan Boşnakların göçü sonucu Srebrenitsa'nın nüfusu 60 bine çıktı. Su, gıda ve tıbbi malzeme kıtlığı başladı.
 
4. Nisan 1993 - Birleşmiş Milletler, Srebrenitsa, Zepa ve Gorazde'yi ''güvenli bölge'' ilan etti
BM Barış Gücü, bu bölgelere asker sevk etti ve Sırp saldırıları durdu. Ancak Srebrenitsa etrafındaki Sırp kuşatması devam etti ve sonraki 2 yıl içinde çok az sayıda insani yardım konvoyunun kasabaya girmesine izin verildi. Müslümanların elindeki silahlar BM Barış Gücü tarafından koruma gerekçesiyle toplanmıştı.
 
5. Şehre yıllar boyunca yardım malzemesi, özellikle de tuz girişi bilinçli bir şekilde engellemiştir
Bu şekilde Boşnakları güçsüz bırakıldı ve Mladiç’ten önce açlık çoktan can almaya başladı.
 
6. 9 Temmuz 1995 - Karaciç, Srebrenitsa'nın alınması emrini verdi
Sırplar kasabayı ele geçirmek için ''Krivaya 95'' operasyonunu başlattı. Srebrenitsa'yı kuşatan Sırplar, BM barış gücündeki Hollanda askerlerinin gözetleme mevzilerine saldırdı ve 30 kadar Hollanda askerini rehin aldı. Ratko Mladiç komutasındaki Sırplar Srebrenitsa'ya olan saldırılarını sıklaştırdıklarında Müslümanların toplanan silahlarını geri almak için yaptıkları başvuru , sorumlu Hollanda komutanı Thom Karremans tarafından reddedildi.
 
7. 10 Temmuz 1995 - Sırp ordusu Srebrenitsa'ya top ateşine başladı.
Sırp ordusu kasabaya bombardımana yeniden başlayacağı ve rehin Hollanda askerlerini öldüreceği tehdidinde bulundu. Hollanda güçleri Sırplara, sabaha kadar geri çekilmezlerle Nato'nun hava saldırısı düzenleyeceği tehdidinde bulundu.11 Temmuz 1995'te Nato savaş uçakları Srebrenitsa etrafındaki Sırp tanklarını bombaladı. BMyalnızca iki F16'yı kent üzerinde bir uçuş yaptırmakla yetindi.
 
8. Hollandalı Komutan Thom Karremans kendisine sığınan 25 bin mülteciyi ve şehri Sırplara teslim etti
Hollandalı askerler bir gece yarısı Bosna'daki BM Barış Gücü komutanı Hollandalı generalden aldıkları emir doğrultusunda kenti boşalttılar. Esir alınan BM askerlerine karşılık olarak kamptakiler Mladiç’e teslim edildi. Daha sonra ortaya çıkan bir video kasetinde Sırp generalin kenti boşaltan Hollandalı komutana bir hediye verirken görüntüleri çekilecekti.
 
9. 11 Temmuz 1995 - Ratko Mladiç komutasındaki VRS (Bosna Sırp Cumhuriyeti Ordusu) birlikleri Srebrenitsa’ya girdi.
Ratko Mladiç komutasındaki VRS (Bosna Sırp Cumhuriyeti Ordusu) birlikleri Srebrenitsa’ya girerken Mladiç kameralara şunları diyordu: “Bugün 11 Temmuz 1995. Sırplar için kutsal bir günün yıl dönümünü kutlamadan önce Sırp Srebrenitsa'dayız. Bu kenti Sırp milletine armağan ediyoruz. Osmanlı’ya karşı gerçekleştirdiğimiz ayaklanmanın anısına, Türklerden öç alma vakti gelmiştir.” (Burada Türk dediği ise Bosnalı Müslümanlar elbette.)
 
10. Sırp vahşeti Avrupa'dan yüz bularak doruğa çıktı ve tam 5 gün süren katliamda 8372 kişi öldürüldü.
Tam 10000 kişiyi esir alan askeri grup Mladiç'in emriyle esirleri öldürmeye başladı. 5 gün süren katliamda 8372 kişi öldürüldü.
 
11. Sırp askerler cesetlerin kimlikleri tespit edilmesin diye cesetleri parçalayarak sayıları 64'ü bulan toplu mezarlara gömdüler.
Öldürülen 8 bin 372 kişiden 3 bininin cesedine hâlâ ulaşılamadı.
 
12. Srebrenitsa'da öldürülen ve kimliği 2013 yılında belirlenen 409 kişi, katliamın 18'inci yıl dönümünde toprağa verildi.
 
13. Lahey Adalet Divanı katliamı 'soykırım' olarak kabul etti
 
14. Saldırının baş sorumlusu General Ratko Mladiç, Sırbistan İstihbarat Teşkilatı tarafından 2011 yılında yakalandı
Ölümlerden doğrudan sorumlu olduğu suçlamasıyla karşı karşıya olan Ratko Mladiç halen Lahey'deki Uluslararası Eski Yugoslavya Savaş Suçları Özel Mahkemesi'nde yargılanıyor.
 
15. Ve ‘Bosna Kasabı’ Karaciç, Srebrenitsa soykırımından suçlu bulundu
Lahey'deki Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi, Bosna Savaşı sırasında 11 ayrı suçtan yargılanan Sırp lider Radovan Karaciç'in Srebrenitsa'da işlenen soykırımdan suçlu bulundu. 11 ayrı suçla yargılanan Karaciç, toplam 10 suçtan hüküm giydi, 40 yıl hapis cezasına çarptırıldı.