Göller Yöresinde de Kuşların Sesi Olalım

Göller Yöresinde de Kuşların Sesi  Olalım

Göller Yöresinde de Kuşların Sesi Olalım

Eğirdir , Burdur , Salda Gölleri, Sultan Sazlığı, Gediz Deltası gibi sulak alanlar, sazlıkları, doğal ortamları çok sayıda canlı türünün yaşam döngülerinin üreme, beslenme, barınma, yaz-kış göçerliğinin sürmesi için olmazsa olmaz yaşam alanlarıdır. Bu alanlar aynı zamanda dünyadaki biyolojik çeşitliliğinin, gen havuzlarının korunduğu ve çeşitlendiği yerlerdir. Göller yöresinin önemini, değerini bilelim anlatalım taşıyalım. Gölcük, Eğirdir Gölü gibi doğal sulak alanlarımızı Salda Ve Gediz Deltasının yaşadıkları ve sonuçlarından çok önemli çıkarımlar elde edelim ki, doğayı mahkemelere taşımayalım!.
Geçtiğimiz günlerde Salda Gölü’nün korunması için gölü besleyen kaynaklar üzerine gölet yapımlarının doğal yaşamı ve alanı olumsuz etkilediğinin onaylandığı  Danıştay kararından sonra;. bir sevindirici haber de; Avrupa’nın en büyük flamingo popülasyonunu barındıran Gediz Deltası için verilen  “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” kararı; İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi ve planlanan İzmir Körfez Geçiş Projesi’ne yürütmeyi durdurulmasına karar verildi. Kuşlar doğal yaşam kazandı.
Geçtiğimiz yıllarda İzmir Doğa Derneğinin önemli girişimleriyle hazırlamış olduğumuz; İzmir Gediz Deltası’nın UNESCO DOĞA MİRASI Kriterlerine Göre Değerlendirilmesi Akademik Raporunun verileri ve yol için olumlu bulunan ÇED kararının iptali amaçla açılan davalar sonucunda Ağustos 2018’de verilen yürütmeyi durdurma kararının ardından, geçtiğimiz hafta İzmir 3. İdare Mahkemesi ÇED olumlu kararını iptal ederek önemli bir karara imza attı. Türkiye’nin en büyük yüz ölçümüne sahip kıyı sulak alanlarından biri ve 40 binden çok flamingonun yaşam alanı olan İzmir’in Gediz Deltası korunmasıyla ilgili alınan bu  karar dünya doğa koruma içtihadı açısından da tarihi önem taşımaktadır.
 KUŞLARIN SESİ OLALIM...
 Kuşlar varsa, hayat var. Nedeni sadece çevreye katkıları değil. Ruhumuza yaptıkları katkılar da var kuşların. Ancak insanlarda olup da kuşlarda bulunmayan önemli bir beceri var: İçinde yaşadıkları çevre üzerinde hâkimiyet kurmak. Kuşlar sulakalanlarını – evlerini - koruma altına alamıyor, balık yataklarını yönetemiyor, yuvalarına klima yerleştiremiyor. Sadece evrimin kendilerine bahşettiği içgüdüleri ve fiziksel becerileri var. Ancak şimdi insanlar, gezegeni –yüzeyini, iklimini, okyanuslarını– kuşların evrim geçirerek adapte olamayacağı kadar büyük bir hızla değiştiriyor. Göllerin kirlenmesi, kuruması, ormanın kesilmesi, yakılması,  yaşam alanlarının düşünülmeden yol-yapıya açılması;  balıkların börtü böceğin azalması, kuşların ortadan kaybolmasının nedenleridir.
  Doğadaki tüm canlı ve cansız varlıklar doğrudan ya da dolaylı olarak doğanın dengesinin korunmasında önemli rol oynarlar.  O nedenle insan; gelecek için, yaşam için doğadaki kuşların da,  yaşamın dengesini koruyan canlılarında “avukatı-sesi” olmak zorundadır...
Yrd.Doç.Dr. Erol KESİCİ TTKD Bilim  Danışmanı –Eğirdir-Isparta Temsilcisi