Eğitim Bir – Sen Isparta Şubesi Başkanı Selami Kılınç, İstanbul’da Okul Müdürünün yabancı uyruklu bir öğrenci tarafından öldürülmesinin ardından ortaya konulan tepkiler ile daha da hızlandırılan ‘Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun bu defa daha etkin ve beklentileri karşılayacak şekilde çıkarılması gerektiğini söyledi.
KILINÇ; “ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNİ TANIMLAYAN
VE DÜZENLEYEN BİR MUHTEVEYLA ÇIKARILMALIDIR”
Eğitimde şiddetin ancak, caydırıcı cezaları içeren bir kanunla önüne geçilebileceğini ifade eden Başkan Kılınç, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada; “Bakanlık tarafından Öğretmenlik Meslek Kanunu taslağının TBMM genel kuruluna sevk edileceği ifade edilmiştir. Meslek Kanunu, öğretmenlerimizin haklı ve yerinde beklentilerini karşılayan bir içerikle, adını hak ederek öğretmenlik mesleğini tanımlayan ve düzenleyen bir muhteveyla çıkarılmalıdır.
“EĞİTİMCİYE YÖNELEN ŞİDDETE KARŞI FAİLİ CEZALANDIRAN
VE CAYDIRAN YAPTIRIMLAR VE TEDBİRLER GETİRMELİ”
Sendika olarak eğitimin paydaşı ve yetkili sendika olmanın gereğini yerine getirerek olması gereken bir meslek kanunu taslağı örneğini Bakanlığa sunarak, bu konudaki her türden olumlu ve kabulü mümkün kanuna, değişikliğe gerekli desteği vereceğimizi ifade ettik. Öğretmenlerimiz nezdinde adını hak eden bir meslek kanunu; Adından öte içeriğinde öğretmenlik mesleğini düzenlemeli, öğretmenliğin hak, yetki, görev ve sorumluluklarını öğretmen özerkliği ve öğretme özgürlüğü ekseninde ele almalı. Kamu vicdanında karşılığı olmayan, ürettiği sosyal maliyet telafi edilemeyen, öğretmen adayından çok mağdur üreten, öğretmen atama sürecindeki mülakata yer vermemeli. Kariyer basamakları ilerleme sürecinde, taahhüt edildiği üzere 5 hizmet yılını tamamlayanlara uzman öğretmen, 10 hizmet yılını tamamlayanlara başöğretmen olma hakkı tanımalı. Eğitimciye yönelen şiddete karşı faili cezalandıran ve caydıran yaptırımlar ve tedbirler getirmeli.
“EK DERS BİRİM ÜCRETLERİNDE
ANLAMLI BİR ARTIŞ SAĞLAMALI”
Öğretmen iken millî eğitim uzmanı, bakanlık müfettişi, il millî eğitim müdürü, il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, araştırmacı, şube müdürü, eğitim müfettişi/müfettiş yardımcısı, ve eğitim uzmanı kadrolarında bulunanlara uzman öğretmenlik/başöğretmenlik hakkı tanımalı. Sözleşmeli öğretmenliği ortadan kaldırarak öğretmen istihdamının kadrolu öğretmenler atanması suretiyle gerçekleştirilmesini esas almalı. Sözleşmeli öğretmenlere mazerete ve isteğe bağlı yer değişikliği hakkı tanımalı. Yöneticiliği ikincil görev olmaktan çıkararak eğitim kurumu yöneticiliğini kadro güvencesine kavuşturmalı. Ek ders yükünün öğretmenin aslî görevleri arasında sayılmasını gözeterek ek ders birim ücretlerinde anlamlı bir artış sağlamalı. Kalkınmada öncelikli yörelerde çalışan yönetici ve öğretmenlere ilave malî haklar getirmeli,
Özel öğretim kurumlarında çalışan eğitim kurumu yöneticileri ile öğretmenlere ödenecek net aylık ücret ile ek ders ücretinin, resmî okullarda görevli dengi yönetici ve öğretmenler için tespit edilen miktardan az olamayacağını garanti etmeli. Terör eylemleri veya terörle mücadele sırasında vefat eden, yaralanan, engelli hale gelen Bakanlık personeli hakkında görev malüllüğü, vazife malûllüğü hakkı tanımalı.
“EĞİTİMCİNİN VE ÖĞRETMENİN MALÎ HAKLARI BÜTÇE
GEREKLERİNE VE TASARRUF TEDBİRLERİNE KURBAN EDİLMEMELİ”
Öğretmenlerin ve Bakanlık çalışanlarının konut/lojman sorununa çözüm getirmeli. Eğitim kurumlarında çalışma barışını ve huzurunu bozacak, öğretmenin moral ve motivasyonunu zedeleyecek öğretmene rotasyonu dayatan; sözleşmeli ve ücretli öğretmenliği sona erdirmeyen, öğretmen açığı ve atama bekleyen öğretmen adaylarının sorununa çözüm kapısı aralamayan, öğretmenin kronik yer değişikliği derdine deva olmayan bir kanun, meslek kanunu adını hak etmeyecek, toplumsal kabul görmeyecektir. Eğitimcinin ve öğretmenin malî hakları bütçe gereklerine ve tasarruf tedbirlerine kurban edilmemeli; bu defa meslek kanunu beklentiyi karşılamalıdır” dedi.