‘Bu 2 unsur, ülkenin yararına olan bir şeye evet demez’

‘Bu 2 unsur, ülkenin yararına olan bir şeye evet demez’

‘Bu 2 unsur, ülkenin yararına olan bir şeye evet demez’

AK Parti İl Başkanı Osman Zabun, Anayasa Değişikliği için yapılacak referandum üzerinden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve HDP’ye yüklendi. Zabun, “Bu 2 unsur bu ülkenin yararına olan bir şeye evet der mi? Bunu defalarca tecrübe ettik, dememiştir. Evet de demez. O yüzden hayır cephesindeler” dedi.
AK Parti İl Başkanı Osman Zabun, Kanal32’de yayınlanan Gülkent’te Bugün programına katılarak Anayasa Değişikliği ve referandum sürecini anlattı. Sistem değişikliğiyle ilgili gelen eleştirilere karşı çıkan Osman Zabun, halkın yeni sistemi bildiğini ifade ederek, “Kimse halk bu işi bilmiyor demesin” diye konuştu. Zabun, ayrıca ‘hayır’ tarafında olan CHP ve HDP’ye de yüklendi.
VATANDAŞ İYİ BİLİYOR
Halkın sistem değişikliğindeki teknik ayrıntılarla ilgilenmediğini belirten AK Parti İl Başkanı Osman Zabun,  sözlerini şöyle sürdürdü: “O hukukçuların işidir. Vatandaş bu nasıl yansıyacak, neyi değiştirecek, oraya odaklanır. O kelime, bu cümle şöyle olsaydı daha iyi mi olurdu tartışması hukukçuların tartışması. Bu tartışma da yürütüldü. MHP ile AK Parti’nin bir uzlaşma imkanı doğdu ve bu uzlaşmada bu ciddi şekilde tartışıldı ve değerlendirildi. Vatandaş neye evet diyeceği bilmiyor şeklinde algı üretilmeye çalışılıyor. Vatandaş neye evet, neye hayır diyeceğini biliyor. Vatandaş diyor ki; ben siyasi istikrar istiyorum. Getirdiğiniz sistem bana siyasi istikrar getirsin diyor. 1982 anayasasının kurguladığı parlamenter sisteme baktığınız zaman örnekleri var. 15 yıllık AK Parti döneminde bu tür hadiseler yaşanmıyor ama bu yaşanmayacağı anlamına gelmez çünkü bu risk 82 anayasasında halen var. 15 yıldır neden yaşanmıyor? Birincisi halkımızın verdiği güçlü destekle AK Parti’nin sandıktan iktidar olarak çıkartılmış olması. Bu riski bertaraf eden en önemli unsurlardan birisi bu. İkincisi AK Parti’nin kendi içerisinde müthiş bir dayanışma, kardeşlik ruhu var. Çünkü bu bir dava mücadelesi. AK Parti böyle salt siyaset yapan bir parti değil. İdealleri, hedefleri olan, lider ülke Türkiye sloganıyla yola çıkmış, ilkeli siyaseti kendisine şiar edinmiş bir parti.
Sürekli baskı altında tutulan, sürekli gözetlenen birkaç asırdır, ipi elinde tutulmaya çalışılan bir ülkenin sistemi veya ideallerinden bahsediyoruz. Buna odaklanmış bir AK Parti ailesi bugüne kadar bu tür manipülasyonlara asla geçit vermedi. Bir tane istisnası var. 17-25’ten sonra bir kısım özellikle FETÖ’ye kendisini ait hisseden milletvekilleri istifa ettiler ve gittiler. Ondan sonra da böyle bir sıkıntı yaşamadık.
                                
Bu ülkede şöyle bir sıkıntı vardı. Başbakan ertesi güne başbakan olarak uyanıp, uyanmayacağına emin değildi. Siz hükümeti kurmuşsunuz, koalisyon olmuşunuz, arka planda birileri bir şey karıştırıyor, 20-30 vekil istifa ediyor, ondan sonra hükümet sil baştan. Tek partilerin dışında ortalamalarına baktığımız zaman 6 aya bir hükümet düşüyor. 6 ayda bir hükümet nasıl hizmet üretir.
KÖKLÜ REFORMLAR GÜÇLÜ İKTİDARLAR DÖNEMLERİNDE GERÇEKLEŞTİRİLİR
Bugün bizim yeni getirdiğimiz sistemle ilgili parti olarak herhangi bir sıkıntımız söz konusu değil. hamdolsun bu millet desteğini artırmaya devam ediyor. Yüzde 34’lerle başlamış olduğumuz yolculuğu biz bugün yüzde 50’ye taşıdık. Ama biz bugün kendimizi düşünmüyoruz. Köklü reformlar güçlü iktidarlar dönemlerinde gerçekleştirilir. Parçalı yapılanmaların olduğu yerde köklü reformları gerçekleştirmeniz mümkün değil.
MİLLETİMİZ YENİ SİSTEMDE HÜKÜMET KRİZİ GELMEYECEĞİNİ İYİ BİLİYOR
Nasıl bir ülkede yönetilmek istediğimizi, yine aynı geçmişteki gibi istikrarsız hükümetlerin devreye girdiği, aşağıdan birilerinin sürekli manipülasyon yapmak suretiyle canının istediğini getirip, canının istediğini götürdüğü bir sisteme geri dönmek mi istiyoruz? ya da bu riski tamamen bertaraf edecek sistemi mi devreye sokmak istiyoruz? Bizim bugün önümüzdeki süreçte vereceğimiz karar budur. Milletimiz kendi seçtiği Cumhurbaşkanı vasıtasıyla asla hükümet krizi gelmeyeceği bir yeni sistem geldiğini çok iyi biliyor.
KAFA BULANDIRMASINLAR
Kimse kimsenin kafasını bulandırmasın. Yeni getirilen sistem siyasi istikrarı getiriyor mu getirmiyor mu? Eskinin o sıkıntılı düzenleme ve kaosunu tarihin çöp sepetine atıyor mu, atmıyor mu? Vatandaşımızın bunu bilmeye ihtiyacı var. Vatandaşımız da bunu biliyor. Zaten önümüzdeki süreçte sandıkta bunu bildiğini ve onayladığını ortaya koyacaktır diye düşünüyoruz.”
MANİPÜLATİF SÜRECİ İÇERİSİNDEN BU ÜLKENİN ÇIKMASINI İSTEMEYENLER KİM?
Öte yandan CHP ve HDP’ye yüklenen Osman Zabun, “Manipülatif süreci içerisinden bu ülkenin çıkmasını istemeyenler kim? Bu işe hayır diyenler kim? Bugün Türkiye’de 2 tane unsur var. Tavanı itibariyle Cumhuriyet Halk Partisi. Biz dolaşıyoruz tabanda ciddi anlamda destek var. Bir de HDP var. Bu 2 unsur bu ülkenin yararına olan bir şeye evet der mi? bunu defalarca tecrübe ettik dememiştir de evet de demez. O yüzden hayır cephesindeler.
BUNLARIN HİÇBİRİNE İTİBAR EDİLMESİN
Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti veya Devlet Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi karşıtlığı üzerinden bir propaganda yapmaya çalışıyorlar. Bunların hiçbirine itibar edilmesin. Biz referandumda ne cumhurbaşkanı, ne hükümet, ne bakan, ne MHP ne de AK Parti’nin genel başkanınız seçeceğiz. Biz kendi geleceğimizi oylayacağız. Bu partinin ötesinde bir şey” dedi.
BAŞBAKANI BU ÜLKEDE HALK SEÇMİYOR
Osman Zabun, açıklamalarına şöyle devam etti: “Başbakanı bu ülkede kim seçiyor? Başbakanı bu ülkede halk seçmiyor, cumhurbaşkanı seçiyor. Cumhurbaşkanı istediğini bu ülkede başbakan seçer mi, seçer. Örneğin Refah döneminde suni bir kriz çıkartıldı. Rahmetli Erbakan başkandı, Tansu Çiller başbakan yardımcısıydı, ikili koalisyon vardı. Bunlar sürekli krizi pompalıyor, daha fazla buna meydan vermeyelim. Erbakan görevi iade edecek, Tansu Çiller’e görev verilecek ve başbakan o olacaktı şeklinde mutabakat vardı. Erbakan, ülkem adına bu fedakarlığı yaparım diyerek görevden çekildi. Herkes Tansu Çiller’e görev verilecek diye beklerken, görev Mesut Yılmaz’a verildi. Yılmaz’a azınlık hükümeti görevi verildi. bunun daha farklı örnekleri de vardır.
SAYIN RECEP TAYYİP ERDOĞAN’IN TEK ADAM OLMA GİBİ BİR
 DÜŞÜNCESİ OLSA MEVCUT SİSTEMİN NE ZARARI VAR?
Anayasa çok açık. Milletvekilleri arasından bir kişiye hükümeti kurmak için başbakan olarak görev verir diyor. ikincisi bakanlar listeni hazırla gel dedi. Bu olmaz dedi çizdi üstünü. 1982 anayasasında Başbakanın istediğini bakan yapma şansı yok ki bu ülkede. Cumhurbaşkanı listeyi onaylamadıktan sonra meclise güven oyu olarak götürme şansı yok. Bir ilçedeki mal müdürünü cumhurbaşkanının imzası olmadan tayin edemezsiniz. Üçlü kararnameyle yapılan bütün atamaların altında cumhurbaşkanının imzası olması gerekir. Üçlü imzaların tamamen sorumluluğu başbakan ve bakandadır. Tek başına yapmış olduğu işlemlerden yargı yoluna gidemezsiniz ve hesap soramazsınız. Ayrıca cumhurbaşkanını sadece vatana ihanetten yargılayabilirsiniz. O da mümkün değil. çünkü hıyaneti vatan kanunu kaldırılmış bir kanun. Suç tipi yok ortada. Olmayan bir kanuna göre siz nasıl yargılayacaksınız? Böyle bir imkansız olayın içerisinde her türlü imkanla donatılmış, ama hiçbir şekilde sorumluluğu olmayan bir cumhurbaşkanlığı var ortada şuanda. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tek adam olma gibi bir düşüncesi olsa mevcut sistemin ne zararı var? Tam tersine biz bugün cumhurbaşkanına sorumluluk getiriyoruz. Her türlü suçtan yargılanabilir bir pozisyona getiriyoruz. Ayrıca siyasi bir sorumluluk getirdik. Sanki bir defa bu millet cumhurbaşkanını seçecek bir defa seçim olmayacakmış gibi bir hava yaratmaya çalışıyorlar. Böyle bir durum yok. Meclis seçimleriyle cumhurbaşkanlığı seçimleri 5 yılda bir yapılacak. Aynı kişi 2 kez cumhurbaşkanı seçilebilecek.
KÜLLİYEN YALAN
Antidemokratik falan diyorlar. Bu külliyen yalan. Hukuk ve siyaset uzmanları, düşünürlerinin ortaya koyduğu eserlerde literatüre en demokratik sistem olarak başkanlık sistemi geçmiştir. Demokrasilerde millet iradesi yönetime en kısa yönden ulaşırsa bu daha demokratik sayılır.”

Anahtar Kelimeler: