Binlerce yıldır devam eden göç yolculuğu hikâyesi

Binlerce yıldır devam eden göç yolculuğu hikâyesi

Binlerce yıldır devam eden göç yolculuğu hikâyesi

Şubat sonu mart ayı ilk yarısında Afrika’dan İstanbul Boğazı ve Hatay Belen Geçidi’ni kullanarak Göller Yöresi başta olmak üzere Türkiye’nin tüm sulak alanlarına gelen leylekler sonbahar ile birlikte Kenya, Uganda, Sudan, Mısır üzerinden Güney Afrika’ya dönüyorlar. Göç asırlardır yılda 2 kez tekrarlanıyor.
-Her birey ekosistemdeki görevini yerine getiriyor
Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Orman Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yasin Ünal, Afrika Kıtası’ndan şubat sonu, mart ayı ilk yarısında İstanbul Boğazı ve Hatay Belen Geçidi rotasını izleyerek Göller Yöresi başta olmak üzere Türkiye’nin sulak alanlarına gelen ak ve karaleyleklerin dönüş yolculuğunun başladığını aktardı. Asırlardır yılda 2 kez binlerce kilometre mesafe kat edilerek gerçekleştirilen göçün eylül ayı içerisinde tamamlanacağını kaydeden Yrd. Doç. Dr. Yasin Ünal, Göller Yöresi ve Türkiye’nin ak ve karaleyleklerin üreme noktalarından bir tanesi olduğunu ifade etti.
Leylek isminin karşılığının Arapça’da ‘lak lak’; Farsça’da ise ‘lek lek’ olduğunu anlatan Ünal, bunun sebebinin de üreme döneminde özellikle erkek bireylerin üreme döneminde çıkardıkları sesten doğduğunu kaydetti. Türkiye’nin ak ve karaleyleklerin çok önemli bir habitatı olduğunu; rastlantısal olsa da sarıleyleklerin de bulunabildiğini bildiren Ünal, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ak leylek ve karaleylek ülkemizde yaz göçmeni olan bir türdür. Bilindiği üzere ülkemize kuşlar yaz göçmeni, kış göçmeni ve rastlantısal olarak gelir. Ve bir kısmı da burada yerli olarak bulunmaktadır. Yerli olanlar ülkemizde kuluçkaya yatar ve bütün yıl boyunca kuluçkada; ülkemizde kalır.
Leylekler yaz göçmeni kuşlardır. Ülkemiz coğrafi konumu, iklimsel özellikleri nedeniyle leylek göçleri açısından çok önemli bir noktadır. Şu anda dünyada yaklaşık 700 bin civarında leylek olduğu kabul edilmektedir. Son sayımlara baktığımız zaman da ülkemizde şu anda 15 ile 20 bin civarında leylek olduğu bilinmektedir. Her yıl bunların sayımları yapılmaktadır.''
-Sıcak hava akımı yardımıyla binlerce kilometre kat ediyorlar
SDÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yasin Ünal, eylülde leyleklerin Nil Nehri’ni geçerek Cebelitarık Boğazı üzerinden Afrika’ya dönüş yolculuğuna çıktıklarını söyledi. Araştırmalara göre leyleklerin özellikle karasal bölgelerin üzerinden uçtuğu ve ‘termal’ adı verilen sıcak havadan soğuk havaya giden termal bir akımı kullandığının tespit edildiğini dile getiren Ünal, şöyle dedi:
''Leylekler bu akımı buldukları zaman yukarıya doğru yaklaşık 1.500- 2.000 metre mesafelere çıkabilir. Bu mesafelerde normal hava kütlesine göre 20 kat daha az kanat çırpar. Daha az yorularak binlerce kilometreyi kat ettiği tespit edilmiştir.
-Erkek birey 1 hafta önce gelir, yuvanın bakım- onarımını yapar
Leylekler tek eşlidir. Genellikle erkeklerin bir hafta önceden geldiği ve her yıl yuvalandığı yuvayı bularak, onun eksiği varsa restore ettiği, düzenlediği, tekrar onu hazır hale getirdiği bilinmektedir. 1 hafta sonra da dişiler gelir. Ve burada leylekler her sene mart ayında çiftleşir.  Ve bu çiftleşme sonucunda dişi birey bir kuluçkada, tek seferde 4 tane kadar yumurta bırakır. Ve bu yumurtalar çıktıktan sonra yaklaşık 2 ay içerisinde yavru bireyler uçabilecek hale gelir. Burada beslenirler. Genelde etçil olarak beslenirler. Leylekler karnivordur. Besinleri arasında balıklar, kurbağalar, yılan, kertenkele gibi türler bulunmaktadır. Tabiî ki Göller Yöresi de sahip olduğu habitat yapısı olarak leyleklerin yaşamasına, kuluçkaya yatmasına, beslenmesine çok uygun sulak alanlar içermektedir. O nedenle Göller Bölgesi’ndeki tüm habitatlarda leyleklere rastlamak mümkündür. Eğirdir, Beyşehir, Salda, Işıklı, Burdur Gölü en büyük habitattır.''
-İçgüdüleri onları gelecek yıl yine buraya getirecek
Türkiye’de dünyaya gelen leyleklerin şu an göç etmeye başladığını ifade eden Yrd. Doç. Dr. Yasin Ünal, ''Kenya, Uganda, Sudan, Mısır yollarını kullanacaklar. Bir kısmı buralarda kalacak. Bir kısmı da Güney Afrika’ya ulaşacak. Gelecek yıl ilkbaharda, Türkiye’de doğan, beslenen ve büyüyen leylekler, binlerce kilometre yol kat ederek, içgüdü ışığında yuvasını bulacak. Burada üreyecek. Ekosistemdeki hayati görevini yerine getirmeye çalışacak'' dedi.
 -1972 yılından bu yana yapılan sayımlarda nüfusunun azaldığı tespit edilmiştir
Leyleklerin ekosistem ve kültürümüzde çok önemli bir görevi olduğuna atıf yapan Ünal, habitat daralması nedeniyle nüfuslarının azaldığının tespit edildiğini kaydetti. SDÜ olarak leyleklerin habitatlarının korunması için projeler gerçekleştirdiklerine işaret eden Yrd. Doç. Dr. Yasin Ünal, ''Bunun için biz özellikle küçük öğrencilerimize doğa eğitimleri yürütüyoruz. Doğa çalışmaları yapıyoruz. Leyleklere ve diğer su kuşlarına, yırtıcı kuşlara, diğer memeli hayvanlara yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Ve onları sevdirmeyi ve ileride inşallah onların gönüllü koruyucuları olmaları yönünde çalışmalar yürütüyoruz. Bu canlıları inşallah ülkemizde nice yıllarca koruyup gözetebiliriz'' şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

Anahtar Kelimeler: