omuhgn.jpg

ÖĞRENDİM!

Zamanla öğreniyor insan… Ya edindiği tecrübeler öğretiyor, ya da kemale erdikçe öğreniyor. Gecikilmiş birçok şeyin aslını, bir şekilde hayat üniversitesinde öğreniyor insan! Ben de, öyle böyle zaman içinde kemale erdikçe öğrendiğimi düşünüyorum.
 
O yüzden öğrendim, diye başladım söze ve bakalım suyun akışı gibi eziyetsiz öğrenebilecek miyim veya öğrendim, diyebilecek miyim? Göreceğiz. Der ki, bir düşünür, “Kayayı delmeyi başaran suyun kuvveti değildir tabii ki, damlaların sürekliliğidir ki buna da, ‘Sabır’ derler.” Şems-i Tebrizi’de düşünürün sözüne yakın, “Sabır dikenin içinde gülü, gecenin içinde gündüzü hayal edebilmektir.” der. Öğrendim. Şunu da zaman içinde öğrendim. Yine bir âlim kişi der ki, “Seninle uğraşan hiç kimseyle uğraşma, eğer uğraşırsan onunla aynı yerde kalırsın. Etrafından dolanıp devam et yoluna!” Öğrendim. “Birisi, arif ve bilge bir adama dedi ki, “Kendi kusurlarımı nasıl bilebilirim?” Arif ve bilge adam dedi ki, “Karına sadece onun bir kusurunu söylemen yeterlidir.
 
O sana senin, annenin, babanın, kardeşlerinin, hatta bütün sülalenin kusurlarını dahi söyleyecektir.” Öğrendim. Benden yaşça büyük, eski bir arkadaşımı aradım. Sormaktı niyetim. Eskilere uzandı. Çarpıldık, aldatıldık, avlandık, dedi. Ben, sözünü balla kesiyorum, dedim. Sözün önüne atıldım. Eskiden olsaydı, o bir söylediyse, ben üstüne beş eklerdim, dedikoduyu körüklerdim. Öğrendim dedim ya, yine de kırmamaya gayret göstererek, bırakalım şu eskileri! Yaşımız hayli ilerlemiş, o gün yaptıklarımızı biz temiz niyetlerle yapıyorduk ve nihayetinde Allah rızası için yapıyorduk, geçmiş gitmiş, yaptığımız dedikodunun ne faydası olur bize! Olmayacağı gibi yaptıklarımızı da alıp, götürür, dedim. Demez mi, ‘Bu avcıları millete tanıtmalı! Bizi av yerine koydular, avladılar.
 
Onlar avcı, bizler av olduk. Kandırıldığımızı bilmesin mi, insanlar? Ben bu avcıları tanıtacağım, herkese söyleyeceğim. Biz av olduk, başkaları av olmasın.’ dedi. Baktım çok uzayacak bu mevzu, öğrendiğim bir teknikle, müsaade isteyip, konuyu kapattım. O yaşça benden büyük olmasına rağmen olgunluk imaresi göremedim. O bana akıl vermesi lazımken, ben ona akıl veriyordum. Ancak almıyordu, öğrenmemekte ısrar ediyordu. O zaman ne yapmalıydım, hatırlayalım! Onunla uğraşmak yerine, etrafından dolanıp devam etmeliyim yoluma! Geçte olsa öğrendim. Bir düşünür, ‘Vefa’ ile ‘Vefat’ eş kökenli iki kelime diyor ve devamında, ‘Vefa ile vefat, borcunu ödemek demek. Biri eşe dosta, diğeri Yaradana!’ demiş. Vefat deyince, rastladığım şu kıssadan hisse aklıma geldi. Paylaşıyorum hemen…
 
Feridüddin Attar, Esrarnâme adlı eserinde, “Kocası savaşta şehit olan kadına taziyeye gelen komşuları üzgün bir şekilde, ‘-Şimdi ne yapacaksın? Ne yiyip içeceksin? Sana kim bakacak?’ diye sorunca, kadıncağız cevap verir, ‘-Yahu niye üzülüyorsunuz? Rızkı yiyen öldü, veren değil!” der. Rızkla ilgili ileri geri konuşmamayı, efendice durmayı öğrendim. “Bazen; hayat yorar insanı… Şarkılar yorar… Beklemek yorar… Özlemek yorar… Affetmek yorar… Hoş görmek yorar… Boş vermek bile yorar ve insan susar. Her şeye, herkese rağmen elinden gelen tek şeyi yapar… Bağıra bağıra SUSAR.” Can Yücel’in paylaşımıyla, susmayı öğrendim. Susunca da, şöyle diyorlar, “Susarsın, söyleyecek sözün yok sanırlar.
 
Gidersin, kalmaya yüzün yok sanırlar. İyi ya da kötü her ne yaparsan yap mutlaka bir kulp takarlar. Kimseye yaranamazsın. Bu yüzden, kim ne derse desin, yüreğindeki doğrudan vazgeçmemeli insan.” Varsın söyleyecek sözün yok sansınlar. Yüreğimdeki doğru susmaktan yana çarpıyor, o öğrendiğimin istikametinde susarak yol alıyorum. Ben nihayetinde, yolumu bulmayı öğrendim. Geçte olsa çocuklarıma bazı şeyleri vermediğimi öğrendim. Merhum babam, ben gençken, onun eline baktığım çağlarda, arkadaşlarımla buluşmaya gidiyorum, dediğimde; o da, ‘Oğlum, vestiyere asılı olan pantolonumun cebinden harçlık al, derdi. Hayatta almazdım. Bir gün babamın cebine elimi sokmamışımdır. Anneme ‘Sen ver?’ derdim. Eşimde böyleydi. Ne kadar zorlasam, ‘Sen ver?’ derdi. Çocuklarımda bunun eksiğini gördüm. Şimdi hatamı görüyor, pişmanlık duyuyorum. O terbiyeyi vermeliymişim aslında! Ancak yeni fark ettim, eksiğimi yeni öğrendim.
 
“Kimi kuyu kazar; her susayan içsin diye, kimisi de kuyu kazar gelen geçen düşsün diye!” Bunu da bugün öğrendim. “Zaman hiçbir şeyi iyileştirmez. Sadece o acıyla nasıl yaşayabileceğinizi öğretir.” demiş, o acıyı zaman içinde yaşamış biri! Notlarımı karıştırırken, bunu da şu an öğrendim. “Yaşın değil, yaşadıkların öğretir, sana hayatı!” yaşım geçkinde olsa netice de her gün yeni bir şey öğreniyorum. Öğrendim. “İbrahim Edhem Hazretleri, birini çok üzgün görür, ona 3 soru sorar. ‘Dünyadaki bütün hadiseler takdir-i ilahî olmadan meydana gelebilir mi?’ ‘Hayır!’ ‘Sana ayrılan rızkı başkası yiyebilir mi?’ ‘Hayır’ ‘Sana verilen ömürden kısalma olabilir mi?’ ‘Hayır’ “O halde niçin üzülüyorsun?” Bakın, biliyormuş gibi konuştuğumuz nice şeylerin hatalı yorumlarını yapar, dururuz. İbrahim Edhem hazretlerinin 3 öğüdüyle yeni bir şey daha öğrendim. Bitti mi? Bitmez. Ömrümüzün sonuna kadar hep öğreneceğiz. Hayat üniversitesinde kazandıkların birçoğu ahirette, mizanda hesabını kolaylaştıracak. Bunlar resmi üniversitelerde kazanılmıyor. Orada verilen bilgiler, diploma almak içindir. Ezberlersin, hepsi mezun oluncaya kadardır. Sonrası silinir, gider. Hayat üniversitesinde kazanılanlarsa tecrübe mahsulüdür. Silinmez.
 
Kaybolmaz. Hele bir de, kâğıt diline geçince daha bir kalıcı olur. Ben elimden geldiğince öğrenmeye çalıştım. Öğrendim de! Tavsiyem sizlere, sizlerde hazır yazdıklarımı öğrenin. Gurur yapmayın. Ben biliyorum diye atmayın. Mektepte öğrendiklerinizi de, yabana atmayın ama o bildiklerinize sakın kibir katmayın. Yoksa fıkradaki gibi karşılaştığınız hayat üniversitesi mezunu köylünün verdiği cevap karşısında çuvallayıp kalırsınız. Fıkra: Tokat’ın Erbaa İlçesine, kaymakam atanmış. Kaymakam yanına baş çavuşu alıp, köylülerle tanışmak üzere köy köy dolaşmaya başlamış. Köyün birinde, yolda kucağında yeni doğan eşek sıpasıyla giden bir köylüyü görmüş. Kaymakam baş çavuşa dönerek ‘Köylüye biraz sataşayım’ demiş.
 
Baş çavuş kaymakamı uyarmış, ‘Bunlar lafta altta kalmazlar, dikkat edin!’ dese de, kaymakam ‘Bir şey olmaz, ben yıllarca mektep okudum. Cahil bir köylü mü, beni lafta yenecek.’ demiş. Arabayı durdurup köylüye yanaşmışlar. Kaymakam selam verip, ‘Hemşerim, kucağına yavrunu da almışsın nereye böyle?’ demiş. Erbaa’lı bir kaymakama, bir de baş çavuşa bakmış, ‘Sıpayı mektebe yazdırmaya gidiyorum, efendim. Okursa kaymakam, okumazsa baş çavuş olsun’ demiş.
 
NOT: Değerli okuyucularımın, medya32.com’un sahibi Yunus Özler’in, yakın arkadaş, akraba ve dostlarımın, tüm Müslümanların, mübarek kurban bayramlarını kutlar, Allah’tan sağlıklı, sıhhatli, uzun ömürler geçirmelerini dilerim.
 
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Sizce Isparta'da madde bağımlılığıyla yeteri kadar mücadele ediliyor mu?
İmsak00:00
Güneş00:00
Öğle00:00
İkindi00:00
Akşam00:00
Yatsı00:00

GÜNLÜK BURÇLAR

KoçBoğaİkizlerYengeçAslanBaşakTeraziAkrepYayOğlakKovaBalık

SÜPER LİG

TakımOGMBAP
2013

Anadolu Ajansının Brüksel Ofisi hizmete girdi

2012

28 Şubat döneminin Başbakan Yardımcısı Tansu Çiller, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü 28 Şubat soruşturmasında ''mağdur'' sıfatıyla ifade verdi

2012

8. cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın cenazesi, Topkapı'daki Anıt Mezar'dan çıkarılarak Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Adli Tıp Kurumu, cenaze üzerindeki işlemlerini 4 Ekim'de tamamladı. Özal'ın cenazesi 5 Ekim'de yeniden toprağa verildi.

2007

Disk atma dalında 1956, 1960, 1964 ve 1968'de üst üste dört kez olimpiyat şampiyonu olan Amerikalı atlet Al Oerter, 71 yaşında kalp krizinden öldü

1992

Ege Denizi'ndeki tatbikatlar sırasında, ABD'ye ait uçak gemisi Saratoga'dan atılan iki füze ''Muavenet Muhribi''ne isabet etti,gemi komutanıyla beraber 5 denizci şehit oldu, 13 kişilik personel yaralandı

1990

Çin Halk Cumhuriyeti havayollarına ait bir Boeing 737 kaçırıldı, Guangzhou havaalanına indikten sonra iki uçağa çarptı; 132 kişi öldü.

1985

Türk futbolcu, Çağlar Birinci bugün doğdu.

1985

Aktör Rock Hudson, AIDS'e yenik düşerek 59 yaşında Beverly Hills'teki evinde öldü

1984

12 Eylül 1980 sonrası ilk grev Tuzla'da iki tersanede başladı.

1976

Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Muhammed Ali Clay, İstanbul'a geldi

1976

Türk aktör, Cemal Hünal bugün doğdu.

1975

ABD, Türkiye'ye konulan silah ambargosunu kısmen kaldırdı.

1974

Eski Milli Birlik Komitesi üyesi General Cemal Madanoğlu ve arkadaşları Sıkıyönetim Askeri Mahkemesindeki ''Cunta'' davasında beraat etti

1973

Operet sanatçısı, besteci Cemal Sahir Kehlibağcıoğlu 73 yaşında öldü

1970

Ankara'da, Merkezi Antlaşma Örgütü CENTO binasına bomba atıldı

1966

Vicente Calderón Stadı açıldı.

1964

Bilim adamları, sigaranın kanser nedeni olabileceği yönündeki bulguları açıkladı

1963

Kurtuluş Savaşı komutanlarından Refet Bele öldü

1963

Sivas Kongresi Heyeti Temsiliye üyelerine ve Birinci TBMM üyeliklerine aylık bağlayan kanun kabul edildi

1958

Fransız kolonisi Gine, bağımsızlığını ilan etti.

1957

ODTÜ'nün temeli atıldı.

1953

Batı Almanya, NATO'ya kabul edildi.

1945

Türk sinema ve tiyatro oyuncusu, ses sanatçısı, Işıl Yücesoy bugün doğdu.

1935

İtalyan ordusu Etiyopya'ya girdi.

1924

Milletler Cemiyeti'nin 47 üyesi zorunlu tahkim protokolünü imzaladı.

1923

Son işgal birlikleri İstanbul'dan ayrıldı.

1919

ABD Başkanı Woodrow Wilson felç geçirdi.

1910

Türk şair Cahit Sıtkı Tarancı, bugün doğdu.

1870

Roma, İtalya'nın başkenti oldu.

1836

Darwin, Brezilya, Galapagos Adaları ve Yeni Zelanda'yı kapsayan beş yıllık gezisinden İngiltere'ye döndü.Bu çalışmaları, 1859'da yayımlayacağı ''Türlerin Kökeni'' adlı çalışmasının kaynağını oluşturdu.

1730

Divan şairi Nedim 48 yaşında öldü.

1730

III. Ahmet'in saltanattan çekilmesiyle I. Mahmut tahta çıktı.

1608

Modern teleskobun prototipi Jan Lippershey tarafından yapıldı.

1187

Selahaddin Eyyubi, Kudüs'ü zaptederek 88 yıllık Haçlı işgaline son verdi

MÖ 322

Antik Yunan filozofu Aristo, bugün yaşamını yitirdi.

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?Ziyaretçi Defteri