omuhgn.jpgomuhgn.jpg

Şehir Hastanesi Değil Aile Yuvası Sanki!

Şehir Hastanesi Değil Aile Yuvası Sanki!

Şehir Hastanesi Değil 
Aile Yuvası Sanki!
ISPARTA 4
omuhgn.jpg
Şehir Hastanesi Değil
Aile Yuvası Sanki!
Allah dert vermesin, verirse de dermanını da beraberinde versin. Allah hastalık verdiğinde de, hastanesiz, doktorsuz, ilaçsız etmesin. Doktor deyince şehir hastanesi aklıma geliyor. İçeriye girince, kapıda yön tarif etmek için bekleyen gencecik delikanlılar, genç bayanlar, ilerledikçe her koridor başında danışmanlar aynen aralıksız devam ediyor. Uzun uzun koridorların ardından yön tarifleriyle gideceğiniz yere ulaşıyorsunuz. Tabii ki poliklinikler seçilmiş olan renklerin her bir bölümüne yerleştirilmiş, bölümlere birbirinden güzel renkler hâkim! İnsanın için ferahlatan renkleri takip ederek doktorlara ulaşıyorsunuz. Ben ilk kolon kanseri olduğumu ve kanserin akciğerime sıçradığını öğrendiğimde bir şok yaşadım. Belki aradan 2 ay geçti, hâlâ o gün bugündür canım yazmak istemedi. Ancak gerek Onkoloji’de Dr. Semih Akın Bey’in Kemoterapi üzerine yaptığı söylemleri, gerek Koordinatör Mustafa Bey’in yönlendirmeleri ve gerekse Diyetisyen Banu Hanım’ın tavsiyeleri bana hayat verdi. Hele Onkoloji’ye ilk girdiğinizde güler yüzle sizi karşılayan Halkla İlişkiler personeli Melike Hanım, sizi, gözlerinizin içine bakarak karşılarken ilk morali bir defa orada alıyorsunuz. Bir de, o arada ‘Ne iş yapıyorsunuz?’ dediğinde, ben ‘Yazarım!’ demiştim de, ‘Ne yazar mı?’ demiş, dakikalarca hayret ve dikkatle beni süzmüştü. Gözlerinin içi daha bir parlamış, öylece birkaç dakika kalakalmıştı. Her halde ilk defa bir yazarla karşılaşıyordu. İnsanların ekranda gördükleri oyuncuları, bizzat gördüklerinde etrafını sararlar. Kalabalıklaşırlar. Onlarda onca insanın sevgi gösterisine bazen tepki gösterirler, aralardan açılan koridorlardan kaçarlar. Neden kaçarlar şimdiye kadar anlamış değilim! Konumuza dönecek olursak, Melike Hanımdan aldığım moralle o gün daha o kapıdan girerken yeniden doğmuş gibi oldum. Ayrıca diyetisyenin tavsiyeleriyle de, yavaş yavaş yemeye içmeye başladım. Arada bir yürüyorum ve bugün ilk defa bilgisayarın başına geçtim. Şükür yazıyorum. Hastane değil sanki aile gibiyiz, dediğim konuya gelecek olursak bugünlerde 2. Terapiyi aldım. Terapi anında, bir ara kısa da olsa doktorumu yanı başımda gördüm. Sonra Diyetisyen Banu Hanım geldi, daha sonra Koordinatör Mustafa Bey, Elvan hemşire zaten hep yanımda, devamlı kontrolde! Sadece o gün izinli olan Münciye hemşire yoktu. Tam o sırada hastanede bir ilki yaşadığım Manevi Destek Uzmanı Feyza Hanım geldi. Kanser hastalarını tek tek ziyaret eder, onlarla konuşur, dertleşirmiş. Benim ‘Hayatım ve Eserlerim’in yazıldığı kitaptan Feyza Hanım’ın haricinde hemen hepsine vermiştim. Okumuşlar. Feyza Hanıma da, Halkla İlişkilerdeki Melike , kendisine verdiğim kitabı okuduktan sonra verecek. Feyza Hanım, bana moral desteği yaparken, söz geldi benim hayatıma dayandı. Okuduklarını ve çok etkilendiklerini söyleyen o güzel insanlara bir de Feyza Hanım duysun diye bazı pasajları bizzat anlattım. Banu Hanım, ‘Dur Kadir Bey, yeter, kendimi zor tutuyorum beni ağlatacaksın!’ dediğinde sustum. Banu Hanım, senin hastalığın sebebi evlatlık verilişin, dedi. Benim arada bir anlatırken duygulandığım, boğazımın düğümlendiği ve konuşamadığım yerler oldu. Beni hep birlikte teselli ettiler. Terapinin son yarım saatine girmiştik. O vaktin nasıl geçtiğini anlayamamıştım. Bu tip hastalıkların hepsinin moral ve motivasyona ihtiyacı var. İnsanlara destek olmak gerekiyor. Her insan özel psikoloğa gidemiyor ama hastanede Manevi Destek Uzmanı yanı başına kadar geliyor, içten, gönülden, vermesi gereken morali veriyor. Birçok insanların faydalanacağını, hayata döneceğini, yaşama sarılacağını tahmin ediyorum. Allah devlete zeval vermesin. Bu muhteşem 5 yıldızlı otel gibi hastaneleri ve içinde çalışanları, tebrik ediyorum. İnsanımızın verdiği değerin kıymetini bilmeyenler, şöhretin verdiği şımarıklıkla kendilerini kaldırımlarda bulurlar. Parkta ölen veya terk edilmiş yıkık dökük bir evde çıkan yangında ölen nice şöhretler var. Mütevazı olmak şart! Allah ne verirse hayırlısını versin. Niye bunları anlattım. İnsanımıza bugün değer veriliyor. Büyük bir değişim süreci yaşıyoruz. Bütün bunları göre göre gelişmeyi inkâr edenler var. Tabii ki, bunlarda olacak. Hem iyi hem de kötü olacak. Farkı fark edebilmek için iyiyle ve kötüyle bir arada yaşamak zorundayız. Şimdinin gençleri, 25-30 yıl öncesinin hastanelerinin kötü durumunu bilemez. Görecek, görerek yaşayacak ki, idrak etsin. Bak, diyorsun! Ben o günleri yaşadım, işte senin karşında yaşamış bir tecrübe ama o diyor ki, ben tecrübemi kendim kazanmak istiyorum. Yaşlılar, gençler tarafından pek dinlenmiyor. Söz dinleyen gençlerin sayısı her ne kadar azaldı diyorsam da, yine de yaşlısını dinleyen gençler var. Şükürler olsun. Gelelim son söze, benim gördüklerime, ‘Şehir Hastanesi Değil Aile Yuvası Sanki!’ dediğime! Bu yazdıklarım benim intibaım, bir başkası farklı yorumlayabilir. Ancak gördüklerim gerçekten doğru ve sevindirici! Bu gerçekleri görmeyenlere de, diyecek söz bulamıyorum.
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

BENZER HABERLER

Ziraat Odası’ndan 
Başdeğirmen’e 
Destek
Ziraat Odası’ndan Başdeğirmen’e Destek

Ziraat Odası’ndan Başdeğirmen’e Destek

Memurlardan bütçe tepkisi: 
Bu Bütçe Memurun Bütçesi değil
Memurlardan bütçe tepkisi: Bu Bütçe Memurun Bütçesi değil

Memurlardan bütçe tepkisi: Bu Bütçe Memurun Bütçesi değil

GÖLLER BÖLGESİ TARIM GÖNÜLLÜLERİ ISPARTA DA BULUŞUYOR…
GÖLLER BÖLGESİ TARIM GÖNÜLLÜLERİ ISPARTA DA BULUŞUYOR…

GÖLLER BÖLGESİ TARIM GÖNÜLLÜLERİ ISPARTA DA BULUŞUYOR…

Hac ön 
Kayıtları 
Başladı
Hac ön Kayıtları Başladı

Hac ön Kayıtları Başladı

Başkan Başdeğirmen isyan etti! 
Daha 
Neyi 
Konuşacağız?
Başkan Başdeğirmen isyan etti! Daha Neyi Konuşacağız?

Başkan Başdeğirmen isyan etti! Daha Neyi Konuşacağız?

Her şey; 
Yeşil bir Türkiye, 
Yeşil bir  Isparta 
İçin…
Her şey; Yeşil bir Türkiye, Yeşil bir Isparta İçin…

Her şey; Yeşil bir Türkiye, Yeşil bir Isparta İçin…

BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR

sanalbasin.com üyesidir

ANKET

Sizce Isparta'da madde bağımlılığıyla yeteri kadar mücadele ediliyor mu?
İmsak00:00
Güneş00:00
Öğle00:00
İkindi00:00
Akşam00:00
Yatsı00:00

GÜNLÜK BURÇLAR

KoçBoğaİkizlerYengeçAslanBaşakTeraziAkrepYayOğlakKovaBalık

SÜPER LİG

TakımOGMBAP
2017

Zimbabve ordusu, Devlet Başkanı Mugabe ve eşinin gözaltında olduğunu duyurdu. Mugabe, sabaha karşı gerçekleştirilen askeri müdahaleyle yaklaşık 37 yıllık iktidarını kaybetti

2016

Vodafone 38. İstanbul Maratonu'nda erkeklerde Kenya asıllı Azerbaycanlı atlet Evans Kiplagat, kadınlarda da Kenyalı Agnes Jeruto Barsosio birinci oldu

2007

Resmi ziyaret için Türkiye'ye gelen İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres ve Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas, TBMM Genel Kurulu'nda konuştu

2009

Su bulma umuduyla ayın güney kutbunu bombalayan NASA, çarpma sonuçlarını açıkladığı basın toplantısında ayda önemli miktarda su bulunduğunu duyurdu.

2007

İlk kez bir İsrail Cumhurbaşkanı, Şimon Peres, TBMM'de konuştu.

2006

Eski Milletvekili Sedat Edip Bucak, hakkındaki beraat kararının bozulmasının ardından yargılandığı ''Susurluk Davası'' kapsamında İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince, 1 yıl 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Bucak'ın cezası ertelendi

2002

Irak, silah denetçilerinin ülkeye dört yıl aradan sonra dönmesini öngören BM kararını kabul etti.

1995

Açık Radyo yayın hayatına başladı.

1994

Ressam Nedim Günsur 70 yaşında hayatını kaybetti

1983

Yüksek Seçim Kurulu, 12 Eylül 1980'den sonra yapılan ilk seçimin kesin sonuçlarını açıkladı: ANAP 211, HP 117, MDP 71 milletvekili çıkardı.

1977

Ajda Pekkan, 7. Dünya Popüler Şarkı Yarışması'nda 2 Altın Madalya kazandı.

1976

BM genel kurulu, Kıbrıs'taki bütün yabancı askerlerin çekilmesini ve mültecilerin yerlerine dönmesini öngören tasarıyı kabul etti.

1945

Gazeteci Nazlı Ilıcak, bugün doğdu.

1922

Tekirdağ'ın kurtuluşu.

1920

Milletler Cemiyeti'nin Cenevre'deki açılışına 41 ülkeden 5 bin temsilci katıldı.

1906

Paul Corno ilk helikopter uçuşunu başardı.

1805

Napolyon Bonapart komutasındaki Fransız ordusu, Viyana'ya girdi.

ZİYARETÇİ DEFTERİ

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak ister misiniz?Ziyaretçi Defteri